¦ GRAFİK TASARIM ¦ SAYI 09 ¦ HAZİRAN 2007 2 Uğurcan Ataoğlu, Mimar Sinan’da öğretmenimdi. Bölüm başkanlığının yanındaki sınıfta, Bülent Erkmen’in hemen arkasında proje yönetiyordu. Yanlarına gitmeye korktuğumuzda, asma kattan tashihleri izlerdik. O zamanlar...
More
¦ GRAFİK TASARIM ¦ SAYI 09 ¦ HAZİRAN 2007 2 Uğurcan Ataoğlu, Mimar Sinan’da öğretmenimdi. Bölüm başkanlığının yanındaki sınıfta, Bülent Erkmen’in hemen arkasında proje yönetiyordu. Yanlarına gitmeye korktuğumuzda, asma kattan tashihleri izlerdik. O zamanlar onu iyi bir tasarımcı olarak biliyor- dum; Pazarlama ve Reklamcılık Bilgisi dersinde Necmiye İşgören bol bol ondan bahsediyordu. Uğurcan Ataoğlu o dönemde Reklamevi’ndeydi, “12 Dev Adam” için yaptıkları kampanya fır- tına gibi esiyordu; o bizim için sessiz bir idol olmuştu... Babası rahatsızlandığında, okula üzgün gelme- ye başladı ya da gelmemeye. Bu durumun onu çok etkilediğini duymuştum. Biz o zamanlar bu müthiş tasarımcıların insan olmadıklarını düşü- nüyorduk; tasarımcının annesi, babası, eşi, ço- cukluğu ne demekti? Onlar bize göre bilinmeyen bir kaynaktan doğmuşlar ve bilinmeyen bir kay- naktan besleniyorlardı... Sonra öğrendim; sade- ce o kadar da değilmiş. Ataoğlu, gerçek bir insandı ve öğretmenimdi... Mimar Sinan’ın hocala
Less